Yukarı Çık
Ayhan Haliou

Ayhan Haliou

'Sürekli yeni şeyler keşfedemeyiz, ama keşfettiğimiz şeylere yeni gözlerle bakabiliriz' PROUST

Yaratıcı bir kişi misiniz? Evet Diyorsanız Bu yazı sizin için!

1 Kasım 2016 Salı 14:05:49
451 kez okundu.

En son ne zaman yaratıcı bir fikir buldunuz? Bu sabah mıydı? Belki dündü? Geçen Ay mı? Belki de 1 yıl önceydi? Karşılaştığınız problemleri çözerken sadece bir, iki ya da üç yolla mı çözmeye çalışıyorsunuz? Her şeyin nasıl yapılması ya da çözülmesi gerektiği zaten belli mi? Her şeyi denedim, yapılacak başka bir şey kalmadı dediğiniz oluyor mu?

İstiklal caddesinde, bir bahar günü, kör bir adam dilencilik yapıyormuş, dizlerinin dibine bir tabela koymuş üzerinde 'Doğuştan Kör' yazılıymış. Herkes dilencinin önünde gidiyormuş. Bir reklamcı bunu görmüş, tabelayı almış arkasına bir şey yazmış, olduğu yere tekrar bırakmış, ne olduysa, ondan sonra olmuş. Gelip geçen bu tabeladaki yeni yazıyı okuyor. Yazıyı okuyan herkes başlamış dilencinin  önüne para atmaya. Tek bir cümle yetmiş onca kişiyi etkilemeye ve dilencinin önüne para atılmasına, dilencinin önünün para ile dolmasına neden olmuş. 'Güzel bir bahar günü, AMA ben baharı göremiyorum'

Yaratıcı düşünmek nedir? Herkes ile aynı şeye bakıp farklı bir şey görmektir. Beş yüz yıl önce, bir kişi para basan pres ile üzüm ezen makineye bakarak farklı bir şey gördü.  Bu iki makine arasında bir şey düşünerek matbaa baskı makinesini icat etti. 

Yaklaşık kırk yıl önce İstanbul'da pazarda yan yana çorap satan seyyar satıcılardan birisi diğerlerinden farklı bir şey yapar. Ve tezgahın önü tıklım, tıklım dolmaya başlar. Sattığı çoraplarla fiyatları yanındaki tezgahlarda aynıdır. Herkes çorapları çift halde satarken o çorapları birbirinden ayırırdı. Ve tezgahın önü çorapların diğer çiftlerini bulmaya çalışan kadınlarla dolardı. Kalabalığı merak eden tezgahın önüne gelirdi.

İşte o seyyar satıcının adı Zeki Triko'nun sahibi Zeki Başeskioğlu'dur. Bugünkü başarısını yaratıcı zekasına borçludur.

 

1988 yılında bir defilesine dünyaca ünlü manken Naomi Campell'ede yer vermişti. Bir çok kişi bunun yeterince ses getirebileceğini düşünebilirdi. Ama Zeki Başeskioğlu sıra dışı bir şey düşündü. Ve defile daha büyük ses getirdi. Naomi Campbell ile annesini aynı podyuma çıkardı. Dünya'nın bir çok televizyon kanalı ve gazetesi bu olayı haber yaptı.

Ulaşılması kolay olan hedef belirlersek, ona ulaşmak için sadece çalışmamız yeterlidir. Ama amacınız daha büyük bir sıçrama yapmaksa, yaratıcı olmanız gerekir.

1968'de Meksika Olimpiyat oyunlarına kadar bütün yüksek atlamacılar, yüzleri öne dönük bir şekilde atlama yaparlardı. Dünya rekoru ise 1.73 cm idi.

Ama tanınmamış bir atlet 2.23 cm atlayarak yeni bir dünya rekoru kırdı. Daha önce hiç kimsenin yapmadığını yaptı. Çıtaya yüzünü değil, sırtını döndü. Ve dünyada atlamanın adını değiştirdi. Sırt üstü atlama kavramını dünya literatürüne koydu. 

Kim mi bu Atlet, merak ediyor musunuz?  Dick Fosbury  idi. Tarihe en yükseğe sıçrayan adam olarak ismini yazdırdı. Ve herkesin aksini düşünerek bunu yaptı.